Onu hep affettim, çünkü hiç gitmesini istemedim.
(Source: mantiikhatasii)
Serdar Ortac diyor ki: “ask bu kizilotesi, yarali muzesi, hareket edemem”. Biri de cikip demiyor ki “Serdar abi sen ne diyon?”
Peki üstteki resimde,
en soldaki çocuğun kolunun sulu boya gibi kayması?
olm gif yapıyonuz, bari bakın lan naptım diye.
(Source: amerikansalatasi)
Sayesinde hayatıma binbir renk gelen, şair ruhuyla kalbimi okşayan ve en şahanesi de, mükemmel dostlar edinmemi sağlayan pek yetenekli adam;
İyi ki doğmuşsun sen!
En güzel Güneş‘in kalbinden aldığın sıcaklığı, şimdi damla damla bizim kalplerimize dolduruyorsun..
Çok yaşa sen, hep böyle sıcacık gülümse, şarkılarına sarılıp uyuyabilelim, öyle içten öyle biz’den ol hep.
Seni bakışlarındaki derinlik kere seviyorum.
(Source: tanrininkucukkizi)
sözlerini de yazayım tam olsun
Ben sana aşık olmak istememiştim ki, ben başımı yaslayıp müzik dinleyebileceğim birini arıyordum.
Sabahları yatağımda döndüğümde yüzüme gülümseyen birini, sıkılmadan saatlerce konuşabileceğim birini.
Gittiğimiz yerleri beraber keşfedeceğim birini, elini tutmasam bile olurdu.
Gözlerime mutlulukla bakan birini arıyordum zaten ben. ..Beraber sarhoş olup sokaklarda deli gibi bağaracağım birini.
geçmişimizi kıskanmadan,kahkahalarla eski aşklarımızı konuşacağım birini
Bütün günün sonunda biten paramız yüzünden metrelerce yolu yürüyeceğim,
Benle birlikte kütüphanede saatlerini geçirecek,fısır fısır konuşmaya çalışıcak, Gittiğimiz maçlarda sesimiz kısılıncaya kadar bağırabileceğim birini
-The Girl on the Bridge
(Source: freudkafasi)
bilemiyorum geç mi oldu ama, internetten elbise almıyorum ben bunun potluğu var yakışmaması var. fiyatı uygun arıyosan pasaj aralarındaki dükkanlarda güzel şeyler olabiliyo bi bak derim






